Okul müdürü söz alarak yaşanan olayın tüm yönleriyle incelendiğini açıkladı.

Ardından herkesin şaşkın bakışları arasında Nermin Hanım ayağa kalktı.

Sesi titriyordu.

"Elif'ten ve ailesinden özür diliyorum." dedi.

"Fotoğrafların kusursuz görünmesini, çocuklarımızın kendilerini kusursuz hissetmesinden daha önemli sandım. Büyük bir hata yaptım."

Salonda derin bir sessizlik oluştu.

Elif bana baktı.

Ne öfkeliydi ne de kin doluydu.

Sadece yorgundu.

Toplantıdan sonra yanıma geldi.

"Anne," dedi, "Onu affetmeli miyim?"

Omzuna dokundum.

"Affetmek yapılanı doğru kabul etmek değildir." dedim. "Affetmek, yaşadığın acının seni esir almasına izin vermemektir."

Başını salladı.

O gün Nermin Hanım'ın yanına giderek elini uzattı.

"Umarım bundan sonra hiçbir çocuk kendini dışlanmış hissetmez." dedi.

Nermin Hanım gözyaşlarını tutamadı.

"Ben de aynı şeyi diliyorum." diye cevap verdi.

Aradan aylar geçti.

Elif'nin sağlık kontrolleri olumlu sonuçlanıyordu.

Saçları yeniden uzamaya başlamıştı ama başörtüsünü bazen yine takıyordu.

Bir gün nedenini sordum.

Bunlar da İlginizi Çekebilir