Aradan iki yıl geçti.

Bir gün çalıştığım şirkete yaşlı bir adam geldi.

Kapıda Hakkı Bey'i görünce şaşkına döndüm.

Elinde küçük bir kutu vardı.

"Merak etme," dedi gülerek. "İçinde yüzük yok."

Kutudan eski, yıpranmış bir cep saati çıktı.

"Bu babamın saatiydi. Hayatım boyunca en değer verdiğim eşya budur."

Şaşkınlıkla ona baktım.

"Bunu neden bana veriyorsunuz?"

Çünkü artık paranın değerini değil, emeğin değerini bildiğini gördüm."

Gözlerim yeniden doldu.

Hakkı Bey ayrılırken arkasından uzun süre baktım.

Bunlar da İlginizi Çekebilir