Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı.

Ben ilk kez kendimi dışarıdan görüyordum.

Gerçekten de Hakkı Bey'in kim olduğunu hiç merak etmemiştim.

Sadece sahip olduklarını istemiştim.

Hakkı Bey cebinden küçük bir zarf çıkardı.

"Burada bir evlilik sözleşmesi var."

Avukatı gelip zarfı bana uzattı.

"Eğer bugün bu nikâh gerçekleşirse, benden hiçbir mal varlığı talep edemeyeceğini kabul etmiş olacaksın. Çünkü zaten sana bırakabileceğim büyük bir servet yok."

Elim titremeye başladı.

Demek bütün hayallerim bir anda yok olmuştu.

Salondaki herkes bana bakıyordu.

Birkaç saniye içinde karar vermem gerekiyordu.

İçimde iki ses vardı.

Biri, "Çık git." diyordu.Biri, "Çık git." diyordu.

Diğeri ise ilk kez bana yıllardır hiç duymadığım bir soruyu soruyordu:

"Sen gerçekten nasıl bir insansın?"

O ana kadar hayatım boyunca çalışmaktan kaçmış, hep kolay yolu seçmeye çalışmıştım.

İnsanları banka hesaplarına göre değerlendirmiştim.

Babamın yıllarca alın teriyle kazandığı paraya küçümseyerek bakmıştım.

Annemin nasihatleriyle alay etmiştim.

Gözlerim dolmaya başladı.

Mikrofonu Hakkı Bey'in elinden aldım.

"Ben..." dedim.

Sesim titriyordu.

"Herkesten özür diliyorum."

Salonda çıt çıkmıyordu.

"Babam haklıydı. Annem de haklıydı. Ben bu adama hiçbir zaman gerçekten onu tanımak için yaklaşmadım."Herkesten özür diliyorum."

Salonda çıt çıkmıyordu.

"Babam haklıydı. Annem de haklıydı. Ben bu adama hiçbir zaman gerçekten onu tanımak için yaklaşmadım."

Hakkı Bey sessizce beni dinliyordu.

"Onun yalnızlığını, yaşadıklarını, acılarını hiç merak etmedim. Sadece bana sağlayacağını düşündüğüm hayatı düşündüm."

İlk kez bunu yüksek sesle söylemek canımı yakıyordu.

"Nikâhı iptal etmek istiyorum."

Nikâh memuru bana şaşkınlıkla baktı gorsele ilerleyin devamı sonraki sayfda....

Bunlar da İlginizi Çekebilir