Oğlum ile gelinim, bundan tam on yıl önce geçirdikleri korkunç bir trafik kazasında hayatlarını kaybetti
Savcılık, kazanın kasıtlı olduğuna dair yeterli hukuki kanıt elde edemediğini açıkladı.
İlk başta büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.
Ama sonra avukatın söylediği sözleri hiç unutmadım.
"Bazen adalet yalnızca ceza vermek değildir. Gerçeğin ortaya çıkması da adaletin bir parçasıdır."Düğünler
O gün anladım ki oğlum hiçbir zaman korkak olmamıştı.
Doğru bildiği şeyi yapmak için mücadele etmişti.
Belgeler sayesinde şirketin yıllarca sakladığı yolsuzluk tamamen ortaya çıktı. Mağdur edilen insanlar tazminatlarını aldı, bazı yöneticilerin mal varlıklarına el konuldu ve oğlumun hazırladığı raporlar resmi soruşturmalarda delil olarak kabul edildi.
Yıllarca onun adını lekelemeye çalışanlar ise artık susmak zorunda kaldılar.
Bir akşam Elif yanıma geldi.
"Büyükanne..." dedi.
"Kutuyu açmasaydım bunların hiçbirini öğrenemeyecektik."
Gülümsedim.
"Belki de deden değil, baban seni o kutuya götürdü."
Elif gözyaşlarını silerken bana sarıldı.
"Babamın cesur biri olduğunu artık biliyorum."
"Ben de hep biliyordum." dedim.
Aradan birkaç ay geçti.
Torunlarımın hepsi üniversiteye ya da iş hayatına hazırlanıyordu.
Ev artık eskisi kadar sessiz değildi.
Kahkahalar yeniden koridorlarda yankılanıyordu.
Bir akşam hep birlikte sofraya oturduk.
Duvarın üzerindeki oğlum ile gelinimin fotoğrafına uzun uzun baktım.
Yıllardır içimde taşıdığım suçluluk duygusu ilk kez hafiflemişti.