Murat bir avukattı ve babasının şirketindeki usulsüzlükleri, vergi kaçakçılığını ve yıllar önce annesinin mirasını nasıl gasp ettiğini tek tek belgelemişti. "Eğer bir gün bana bir şey olursa ve babam sana dişini geçirirse, bu dosyayı aç," demişti. O dosya şimdi elimde bir kılıç gibi duruyordu. Akşam saatlerinde Selim Bey, yanında göbeğini kaşıyan Rıza ve birkaç "şahit" ile kapıda belirdi. Yüzünde küstah bir gülümseme vardı. Masaya oturduklarında, Selim Bey tapuyu masaya vurdu: "Önce imzalar atılacak, sonra yemek yenecek!" dedi...