Bir darbe daha almıştı.

Buse ise yavaşça elini Serkan'ın kolundan çekti.

"Bana sürekli büyük bir mirasın tek sahibi olacağını anlatıyordun."

Kayınpederim acı acı gülümsedi.

"O masal da burada bitiyor."

Ardından cebinden ikinci bir dosya çıkardı.

"Geçen ay vasiyetimi değiştirdim."

Odadaki herkes ona döndü.

"Bugünden sonra şahsi mal varlığımın büyük kısmı torunuma bırakılacak. Serkan ise sadece yasal olarak zorunlu olan payını alacak."

Serkan öfkeyle bağırdı.

"Bunu yapamazsın!"

"Yaparım."

Kayınpederinin sesi hiç olmadığı kadar kararlıydı.

"Çünkü servet emanet edilir, ödül olarak verilmez. Sen ise bugün karakterinin ne kadar zayıf olduğunu herkese gösterdin."

Buse'nin gözlerindeki ifade de değişmişti.

"Yani... Anlattığın hayat aslında yok mu?"

Serkan cevap veremedi.

Genç kadın sessizce başını salladı.

"Ben gidiyorum."

Arkasına bile bakmadan odadan çıktı.

Serkan peşinden gitmek istedi ama Buse çoktan koridorun sonunda gözden kaybolmuştu.

Birkaç saniye boyunca olduğu yerde öylece kaldı.

Bir saat önce iki kadını da elinde tutabileceğini sanan adam, birkaç dakika içinde hem ailesini, hem sevgilisini, hem işini hem de geleceğini kaybetmişti.

Kayınvalidem bebeğime yaklaşıp onu kucağına aldı.

"Bu çocuk bugün hiçbir şeyin suçlusu değil."

Kayınpederim de başını salladı.

"Ve dedesi olduğu sürece hiçbir zaman yalnız kalmayacak."

Gözlerim doldu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir