Mahkeme sonunda uzun süre hapis cezası aldı.

Salondan çıkarken ilk kez içimde gerçek bir rahatlama hissettim.

Aradan iki yıl geçti.

Şimdi hâlâ yalnız yaşıyorum.

Ama artık yalnızlıktan korkmuyorum.

Hayatımda yeniden mutluluk var.

Bu mutluluk bir erkeğe bağlı değil.

Eski arkadaşlarımla yeniden görüşüyor, seyahat ediyor, kitap okuyor, gönüllü çalışmalara katılıyor ve kendime zaman ayırıyorum.

Bazen aynaya bakıp o günleri hatırlıyorum.

Kendime sadece tek bir cümle söylüyorum:

"Sevmek insanı küçük düşürmez; yanlış insanı sevmek acıtır."

O yaşadıklarımdan sonra şunu öğrendim: Bir insan sizi gerçekten seviyorsa, önce cebinizi değil, kalbinizi korur. Güven, ilgi ve fedakârlık tek taraflı olduğunda bunun adı aşk değil, sömürüdür. O gece kapıyı açmasaydım belki hem birikimlerimi hem de hayatımı kaybedecektim. Bugün yaşadıklarımı anlatmamın tek nedeni ise benim düştüğüm hataya başkasının düşmemesini istememdir. Bazen bir kapıyı cesaretle açmak, insanın hayatını kurtaran en doğru karar olabilir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir