Döndüğümüzde ilk işim anneme gitmek oldu.
Evde yalnızdı. Yavaşça yanına oturdum.
“Anne… Biz artık hayatımızı biraz daha kendi kararlarımızla yaşamak istiyoruz. Seni seviyorum, senin varlığın bizim için önemli ama… Biz evliyiz artık. Ben de eşimle birlikte büyümek, kararlar almak istiyorum.”
Annem başını öne eğdi. Bir şeyler diyecek sandım, sustu. Sonra hafifçe başını salladı.
“Ben… Ben seni yalnız bırakmak istememiştim. Yanlış yaptım belki de… Özür dilerim.”
O an anladım. Annem beni kontrol etmeye değil, korumaya çalışmıştı. Ama artık büyümüştüm.
Onu sıkıca sarıldım.
—
Bir yıl sonra…
Oğlumuzu kucağımıza aldık.
Eşim gözlerimin içine bakıp, “İyi ki… o gün kapıyı açtın,” dedi.
Ben de fısıldadım: “İyi ki annem seni tanıştırmış…”
Her şeyin sebebi vardı.
Annem artık bize uzak değil ama aramıza da girmiyor. Bizi izliyor uzaktan, sevgiyle. O da öğrendi artık… Sevgi bazen biraz geri çekilmeyi de bilmeyi gerektiriyor.
Ve biz… Biz her şeyin sonunda, daha güçlü bir “biz” olduk.