“Bu yüzüğü nereden aldın?” — milyarder, genç garsonun parmağındaki yüzüğü fark edince onu aniden kolundan sertçe tuttu, ancak gencin verdiği cevap bir anda tüm hayatını mahvetti 😳
“Lamberti” restoranı şehrin en pahalı mekânlarından biri olarak görülüyordu. İnsanlar oraya tesadüfen gidemezdi. Ağır cam kapıların arkasında her zaman pahalı ahşap, şarap ve hafif tatlımsı bir koku hissediliyordu. Garsonlar sessiz ve dikkatli hareket ediyor, sanki herkesin ne isteyeceğini önceden biliyorlardı. Büyük pencerelerin arkasında gece şehri ışıl ışıl parlıyor, içeride ise sakin bir müzik çalıyor ve konuşmaların uğultusu arasında neredeyse kayboluyordu.
Pencerenin yanındaki orta masada milyarder Viktor Brown oturuyordu.
Onu herkes tanıyordu. Gazeteler ondan, her işi altına çevirebilen adam diye bahsediyordu. Yanında ortakları oturuyordu — pahalı takım elbiseli, daire fiyatına saatler takan adamlar. Masada koleksiyon şarapları, deniz ürünleri ve neredeyse hiç dokunulmamış tatlılar vardı. Konuşmalar anlaşmalar, para ve yeni projeler hakkındaydı. Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…

Bunlar da İlginizi Çekebilir