Vedat kibirli bir edayla ayağa kalktı: “Çankaya’daki lüks çatı katı ve garajdaki araç bende kalıyor, zaten protokolde öyle anlaştık.”

Sakinliğimi bozmadan anahtarları masaya bıraktım: “Evet Vedat, öyle anlaştık. Ancak unutma; bir şeye sadece sahip görünmek ile onun gerçek mülkiyeti aynı şey değildir.”

Vedat bu cümleme bir anlam veremedi. Masadan kalkıp binadan çıktım. Kapıda beni bekleyen özel şoförlü lüks araca binerken Vedat peşimden koştu. Şoförüm, “Pelin Hanım, kızlarınız Ayla ve Ceyda havalimanında sizi bekliyor. Bakü uçuşu için tüm bavullar teslim edildi,” dedi.

Vedat şaşkınlıkla bağırdı: “Çocuklarımı yurt dışına götüremezsin!”
Sakince yanıtladım: “Üç hafta önce imzaladığın uluslararası seyahat muvafakatnamesini okumamıştın bile Vedat. Hoşça kal.”

Araba uzaklaşırken Vedat, Nehir’in muayenesi için hastaneye geçti. Hastanede tüm Soydan ailesi toplanmıştı. Doktor ultrason taramasını yaparken Meryem Hanım heyecanla ekrana bakıyordu. Ancak doktorun kaşları çatıldı: “Nehir Hanım, siz gebeliğin 14 haftalık olduğunu belirtmişsiniz ancak bebeğin gelişimi tam 21 haftalık.”

Odada buz gibi bir hava esti. Vedat kilitlendi: “21 haftalık mı?”
21 hafta önce Vedat, İzmir’de dört günlük bir iş kongresindeydi ve Nehir ile henüz tanışmamışlardı bile! Nehir’in yüzü kireç gibi oldu, Soydan ailesi dehşet içinde birbirine baktı…Hastanede büyük bir kriz patlak verdi. Nehir’in yalanı belgelenmiş, Soydan ailesinin büyük bir gururla beklediği erkek torun hayali tek bir ultrason ölçümüyle yerle bir olmuştu. Vedat kandırıldığını anlayarak sinir krizleri geçirirken, kurduğu sahte saadet kağıttan bir kule gibi devrildi.

O sırada ben kızlarımla birlikte Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye giden uçaktaydım. Vedat’ın hiç önemsemediği gerçek şuydu: Ben, merhum dedem Teoman Vural’ın kurduğu uluslararası Vural Global Lojistik Holding’in tek varisiydim.

Vedat ile evliyken yaşadığımız lüks çatı katı ve kullandığı araç, aslında aile holdingimizin mülküydü. Vedat, beni sadece evle ilgilenen biri sanıp finansal olarak kendisine muhtaç olduğumu düşünerek yıllarca kibirlenmişti. Oysa ben sadece sessiz kalmayı ve doğru zamanı beklemeyi seçmiştim.

Uçak indiğinde Vedat’ın telefonumdan yağdırdığı mesajları gördüm:
“Rezidans yönetimi beni aradı, dairenin holdinge ait olduğunu ve 30 gün içinde rayiç bedelden kira ödemezsem tahliye edileceğimi söyledi! Araç da iade isteniyor! Pelin sen bana naptın?!”

Telefonu açıp sadece şunları söyledim: “Ben hiçbir şey yapmadım Vedat. Sen benim ailemi ve birikimimi hiç merak etmedin. Beni paranla kontrol edebileceğini sandın. Şimdi kendi yarattığın borçlarla ve yalanlarla baş başasın.”

Bunlar da İlginizi Çekebilir