“Asıl soru, İdil üç gün boyunca annesini uyandırmaya çalışırken o evde onlardan başka kimin olduğuydu...”

Paramedik, anahtarı kilide sokmadan önce arkasındaki iki ekip arkadaşına baktı.

Kimse konuşmadı.

İçeriden gelen o hafif ses bir kez daha duyuldu.

Bu kez daha belirgindi.

Sanki ahşap zeminin üzerinde bir şey sürüklenmişti.

Paramedik anahtarı çevirdi.

Kapı açılır açılmaz ağır ve havasız bir koku yüzlerine çarptı.


Salon karanlıktı.

Perdeler kapalıydı.

Yerde oyuncaklar, birkaç boş mama kutusu ve çocuk kıyafetleri vardı.

“Sağlık ekibi!” diye seslendi paramedik.

“Evde biri var mı?”

Cevap gelmedi.

Ama koridorun sonundaki odadan yine bir ses duyuldu.

Ekip ikiye ayrıldı.

Bir paramedik doğruca yatak odasına giderken diğerleri sesin geldiği bölüme yöneldi.


Yatak odasının kapısı yarı açıktı.

Sevil yatağın üzerinde hareketsiz yatıyordu.

Yüzü solgundu.

Nefesi çok zayıftı.

Paramedik boynuna dokundu.

“Nabız var!”

O anda evin içindeki herkes harekete geçti.

Oksijen çantası açıldı.

Sedye hazırlandı.

Sevil’in kan şekeri ölçüldü ve sonuç ekrandaki görevliyi bile şaşırttı.





devamı sonraki sayfada...

Bunlar da İlginizi Çekebilir