Otuz bir yaşındaki Emre, yıllardır sessiz ve sakin bir hayat sürüyordu. Evden çalışıyor, kendi düzeninde yaşıyor ve karşı komşusu olan yetmiş altı yaşındaki Nermin Hanım’la ara sıra sohbet ediyordu. Nermin Hanım bazen ona kek getiriyor, bazen de küçük ev tamiratlarında yaptığı hatalarla şakalaşıyordu.

Bir gün Emre, Nermin Hanım’ın perdelerinin bütün gün açılmadığını fark etti.

Kapısını çaldığında karşısında oldukça halsiz, güçlükle ayakta duran yaşlı bir kadın buldu.

Kısa süre içerisinde Nermin Hanım’ın ciddi şekilde hastalandığı ve tek başına yaşamasının artık güvenli olmadığı anlaşıldı.

Emre onun ailesine ulaşmaya çalıştı ancak yıllardır kimsenin ziyaret etmediğini öğrendi.

Nermin Hanım’ın yeğeni Gökhan, eşi Meltem ve kızı Aylin yaklaşık beş yıldır onu görmeye gelmemişti.

Emre, geçmişinde yaşadığı ağır bir pişmanlık nedeniyle komşusunu yalnız bırakmaya gönlü razı olmadı.

Kendi annesi yıllar önce hastalandığında farklı bir şehirde yaşayan Emre, annesinin sürekli “Ben iyiyim.” demesine inanmış ve eve dönmekte gecikmişti. Gerçek durumunu öğrendiğinde ise çok az zaman kalmıştı.

Annesini kaybettikten sonra aynı düşünce yıllarca peşini bırakmadı:

“Keşke daha erken eve dönseydim.”

Bu nedenle Nermin Hanım’a,

Bunlar da İlginizi Çekebilir