Annen bunun farkındaydı mı?” diye sordum.
Başını yavaşça salladı.
“Hayır. O da yıllarca gerçeği bilmeden yaşadı.”
“Peki bunu sen nasıl öğrendin?”
Derin bir nefes aldı.
“Üç yıl önce ağır bir ameliyat geçirdim. Kan grubumla ilgili inceleme yapılırken bazı sonuçlar doktorların dikkatini çekti. Daha sonra tesadüfen eski hastane kayıtlarına ulaştım. DNA testi yaptırdım.”
Cebinden katlanmış bir dosya çıkardı.
Dosyanın üzerinde laboratuvar mührü vardı.
Titreyen ellerimle açtım.
Sonuç tek cümleydi.
Biyolojik anne: %99,99 uyum.Artık inkâr edecek hiçbir şey kalmamıştı.
Boğazım düğümlendi.
“Peki neden bana daha önce söylemedin?”
“Çünkü seni kaybetmekten korktum.”
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“Gerçeği öğrenince beni nefret ederek terk edeceğini düşündüm. Sonra seni uzaktan tanımaya başladım. Seni gördükçe sana karşı annelik duygularım güçlendi. Ama gerçeği söylemeye cesaret edemedim.”
“Öyleyse benimle neden evlendin?”
Bu soruyu sorarken sesim bile yabancı geliyordu gorsele ilerleyin devamı sonraki sayfda...
Aysel Hanım gözlerini yere indirdi.
“Çünkü çok hastayım.”
O an bütün öfkem yerini sessizliğe bıraktı.
“Doktorlar bana en fazla altı ay ömür biçti.”
Yutkundum.
“Benimle evlenerek bütün mal varlığımı sana bırakmak istedim. Vasiyet hazırlasam akrabalarım dava açacaktı. Ama eşim olduğunda kimse buna engel olamayacaktı.”
“Yani bütün bunlar...”
“Hayır.”
Sözümü kesti.