Şoför eğildi, saygıyla konuştu: “Hoş geldiniz, Sayın Fisher.”

O soyadı… boğazıma bir yumru gibi oturdu. Yıllardır sakladığım kimlik, bir kelimeyle geri dönmüştü. Nalan Cinak diye yaşadığım hayatın üstündeki perde, gecenin ortasında yırtılmıştı.

“Aracı malikanenin girişine çek,” dedim şoföre. “Kapının tam önünde duracağız.”

Güvenlik görevlileri birbirine baktı. “Hanımefendi, güvenliğiniz—”

“Benim güvenliğim, onların rahatından daha kıymetli,” dedim. “Kapının önüne!”

Araç ağır ağır dönüp az önce kovulduğum malikanenin önüne yanaştı. Kapıya yaklaştım ve zile bastım. Uzun uzun. Hiç bırakmadan.

İçeriden ayak sesleri geldi. Kilidin döndüğünü duydum. Kapı aralandı. Burak’ın yüzü göründü; önce şaşkınlık, sonra öfke vardı. “Ne yapıyorsun sen? Hâlâ gitmedin mi?”

Arkasında Leman belirdi. Gözleri dışarıdaki siyah araç konvoyuna ve takım elbiseli adamlara takılınca rengi attı. Bir adım geri çekildi ama hemen çenesini kaldırıp sertleşti. “Ne bu? Kimi çağırdın? Polis mi?”

Güldüm. İçimdeki gülüş yıllarca saklanmıştı; şimdi soğuğa rağmen yakıcı çıktı. “Polis değil, Leman Hanım. Bu gece kimseye şikâyet etmeye gelmedim. Sadece size bir şeyi hatırlatmaya geldim.”

Tam o sırada, konvoyun başındaki araçtan Kadir ve yanında Fisher Holding’in hukuk direktörü Aslı Hanım indi. Aslı, elindeki dosyayı Burak’ın şaşkın bakışları altında açtı.

“Burak Cinak,” dedi Aslı net bir sesle. “Şu an içinde bulunduğunuz bu mülk, yarım saat önce yönetim kurulu kararıyla boşaltma tebligatı kapsamına alındı. Ayrıca, genel müdürlük yaptığınız inşaat şirketinin %74 hissesi Fisher Holding’e aittir. Yani… eşinize.”

Leman’ın ağzı açık kaldı. “Yalan! Bu bir oyun!”

“Yalan değil,” dedim soğuk bir sesle. “Sizin ‘beş parasız’ dediğiniz o kadın, sabah uyandığınızda sahip olduğunuz her şeyi elinizden almış olacak. Burak, sen beni bu kapıdan dışarı attığında aslında kendi geleceğini attın.”

Kızlarımı daha sıkı sardım. Onlar artık ağlamıyordu. Kadir kapıyı açtı, araca bindim.

“Kadir,” dedim, camı kapatmadan hemen önce. “Yarın sabah Cinak ailesinin tüm hesaplarını dondurun. Tek bir kuruş bile kalmasın.”

Burak kapının eşiğinde yıkılmış gibi bakarken, siyah aracın camını kaldırdım. Konvoy hareket etti. Karanlık ve karlı gece, benim için artık bir son değil, büyük bir intikamın başlangıcıydı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir