Ancak bu gerileme uzun sürmedi. ABD tarafından gelen “saldırının ertelendiği” yönündeki açıklama, piyasalarda yeniden toparlanma sürecini başlattı. Bu gelişmenin ardından altın fiyatları hızlı bir şekilde yükselişe geçti.
Düşüşü fırsat bilen vatandaşlar ise Kapalıçarşı’ya yöneldi. Özellikle düğün sezonunun da etkisiyle artan talep sonucu bazı kuyumcularda stokların tükendiği gözlemlendi.
Yeni işlem gününde ise yükseliş dikkat çekti. Ons altın 4 bin 400 doların üzerine çıkarak son günlerdeki kayıplarını telafi etmeye başlarken, gümüş fiyatları da 69 dolardan 73 dolara kadar yükseldi.
Piyasalardaki bu dalgalanma, altının “güvenli liman” özelliğinin kısa vadede sorgulanmasına neden olsa da, büyük finans kuruluşları uzun vadede iyimser beklentilerini koruyor. Analistlere göre, küresel belirsizlikler ve yatırımcıların korunma talebi, altın fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam edecek.
Özellikle büyük bankalar, 2026 yılı sonuna kadar altının ons fiyatının 6.000 – 6.200 dolar aralığına ulaşabileceğini öngörüyor. Bu tahminler, piyasada orta ve uzun vadeli güçlü bir yükseliş beklentisinin sürdüğüne işaret ediyor.
Kıdemli piyasa analistleri ise mevcut geri çekilmelerin kalıcı bir düşüşten ziyade, uzun vadeli yükseliş trendi içinde doğal bir düzeltme olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Kanada merkezli finans kuruluşu BMO da altın ve gümüşe yönelik olumlu görüşünü korurken, mevcut dalgalanmalara rağmen piyasanın yönünün yukarı olabileceğine dikkat çekiyor.
Tüm bu gelişmeler, altın piyasasında kısa vadeli oynaklığın devam edebileceğini, ancak uzun vadede yükseliş beklentisinin güçlü şekilde korunduğunu ortaya koyuyor.