Gece Defne uyuduktan sonra odadan çıktım. Koridorda yürürken tesadüfen Mert'i balkonda tek başına buldum.

"Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?" diye sordum.

Yüzü bir anda bembeyaz kesildi.

"Neden böyle sordun?"

"Çünkü Defne bugün bana odada olanları anlattı."

Mert derin bir nefes aldı. Birkaç saniye sessiz kaldı.

"Demek söyledi..."

"Ne saklıyorsunuz benden?"

Tam o sırada Murat da balkona geldi. İkimizin yüzündeki ifadeyi görünce konuşmanın nereye gittiğini hemen anladı.

"Sanırım artık anlatmanın zamanı geldi," dedi.Kollarımı göğsümde kavuşturdum.

"Evet. Çünkü daha fazla bilmezden gelemem."

Murat cebinden küçük, eski bir zarf çıkardı.

"Bu, annenin eşyalarının arasından geçen ay çıktı."

Şaşkınlıkla zarfı aldım.

Annem üç yıl önce vefat etmişti. Eşyalarını toplarken böyle bir şey bulunmamıştı.

"Bu nasıl oldu?"

"Mert yeni evine taşınırken eski bir sandığı açtı. Sandığın gizli bölmesindeydi."

Mert başını öne eğdi.

"Ben önce tek başıma okudum. Sonra ne yapacağımı bilemeyince Murat'a gösterdim."

Ellerim titreyerek zarfı açtım.

İçinde yıllar önce annemin yazdığı birkaç sayfalık bir mektup vardı.

Mektupta tek bir cümle özellikle dikkatimi çekti.

"Eğer bu mektubu okuyorsanız, yıllardır taşıdığım sırrı artık saklayamayacağım."

Nefesim kesildi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir