Araç muayene sisteminde planlanan köklü değişikliklere ilişkin detaylar netleşmeye başladı. Sektör temsilcilerinin aktardığı bilgilere göre, 2027 yılında devreye alınması planlanan yeni modelle birlikte mevcut sistemde yaşanan yoğunluk ve randevu sorunlarının büyük ölçüde çözülmesi hedefleniyor.
Türkiye’de araç sayısının 33,8 milyonu aşması, mevcut muayene altyapısının kapasitesini zorlamış durumda. Hâlihazırda 217 istasyonda yılda yaklaşık 16 milyon aracın muayenesi yapılırken, artan talep özellikle büyük şehirlerde uzun bekleme sürelerine ve randevu bulma zorluklarına yol açıyor.
Randevu sorununa yeni çözüm
Yeni sistem kapsamında en az 250 sabit istasyon kurulması ve toplam muayene hattı sayısının 850’ye çıkarılması planlanıyor. Bu kapasite artışıyla birlikte yoğunluğun azaltılması ve sürücülerin daha kolay randevu alabilmesi amaçlanıyor.
Muayene süreleri kısalacak
Teknolojik altyapı ve otomasyon yatırımlarıyla birlikte muayene süreçlerinin hızlandırılması da hedefler arasında yer alıyor. Özellikle ağır vasıta araçlarda 45 dakikaya kadar çıkan işlem sürelerinin yaklaşık 20 dakikaya düşürülmesi planlanıyor. Bu değişiklikle hem bireysel araç sahiplerinin hem de taşımacılık sektörünün zaman kaybının önüne geçilmesi bekleniyor.
Mobil istasyonlar geliyor
Yeni modelle birlikte 80 mobil muayene istasyonu hizmete alınacak. Bu sayede kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların muayene hizmetine daha kolay erişmesi sağlanacak ve hizmet ağı ülke genelinde daha dengeli hale getirilecek.
Toplamda 1,72 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilmesi planlanan sistemde; dijitalleşme, hız ve erişilebilirlik ön plana çıkıyor. Sektör temsilcileri, 2027’de başlayacak bu yeni dönemin, sürücülerin uzun süredir yaşadığı sorunları önemli ölçüde azaltacağını ifade ediyor.
Öte yandan, mevcut sistem zaman zaman farklı nedenlerle de gündeme geliyor. Ankara’da bir polis memurunun araç muayenesi sırasında yaşanan olay sonrası hayatını kaybetmesi, sistemin işleyişine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirmişti.
Tüm bu gelişmeler ışığında, yeni modelin yalnızca teknik altyapıyı değil, hizmet kalitesini ve güvenliğini de kapsayan geniş bir dönüşüm getirmesi bekleniyor.