Zamanla unutulmuş hikayeler, köyün taşlarına sinmiş adeta. Misafirler, evlerine dönerken akıllarında yalnızca karanlık bir bulut taşır; köyün kapıları ardında, kaybolan sevgileri ve yüreklerin derinliklerinde yankılanan acıları bırakıp gitmişlerdir. Bazıları bu köyün lanetini anlamış, bazılarıysa sadece bir daha geri dönmemek için yola çıkmıştır. Hayat, bu köyde bir süreliğine dururken, köyün ruhu, her geçişte biraz daha soluklaşır. Her ziyaret, yeni bir hikayenin başlangıcı olabilir; ama kimse bu kurulu düzenin içinde kaybolmayı göze alamaz. Belki de köy, bize, geçmişin ağır yükünü taşımak istemediğimizi anlatan bir ayna. Sonuçta, bazen taşınması gereken yükler, bizden çok daha ağırdır. Bu köy, sadece hatıraların peşinden koşanların değil, geçmişle yüzleşmekten korkanların da bir yansımasıdır.