“Sen kafayı mı yedin? Bir konuşmayı yanlış anlayıp yuva mı yıkacaksın?”

Bu cümleyi duyar duymaz içimdeki son tereddüt de kayboldu.

“Yanlış mı anladım?”

“Ben sinirliydim.”

“Başka bir kadını öperken mi sinirliydin?”

Onur sustu.

“Onunla evleneceğini söylerken de mi sinirliydin?”

Yine cevap vermedi.

“Ortak hesabımızdan para aktarırken?”

Bu kez babası oğluna döndü.

“Ne parası?”

Onur’un yüzü değişti.

İşte bunu ailesinin bilmesini istemiyordu.

Dosyadan banka hareketlerinin çıktısını çıkardım.

“Son iki ayda toplam yüz seksen bin lirayı başka bir hesaba aktarmış.”

Onur’un babası kâğıdı elimden aldı.

“Bu doğru mu?”

“Benim paramdı.”

“Ortak hesaptı,” dedim.

“Paranın çoğunu ben kazandım.”

Onur bunu söyler söylemez annesi başını kaldırdı.

“Peki çocuğuna kim bakıyor?”

Onur cevap vermedi.

Kadın devam etti:

“Karın doğumdan yeni çıkmış. Bebeğiniz geceleri uyumuyor. Sen dışarıda başka bir kadınla geziyorsun, sonra da para benim diyorsun.”

İlk kez biri benim söylemek zorunda olmadığım şeyleri onun yüzüne söylüyordu.

Garip bir rahatlama hissettim.

Onur bana doğru yaklaştı.

“Bunu düzeltiriz.”

Başımı salladım.

“Hayır.”

“İki yıllık evliliği böyle çöpe atamazsın.”

“Ben atmadım.”

Sesim düşündüğümden çok daha sakindi.

“Sen aylar önce atmışsın. Ben sadece çöpün hâlâ evin ortasında durmasına izin vermiyorum.”

Masadakilerden kimse konuşmadı.

Onur’un bakışları sertleşti.

“İdil’i benden alamazsın.”

Bu cümleyi bekliyordum.

“Ben senden İdil’i almıyorum.”

“Boşanırsan göreceksin.”

“Göreceğim.”

O an ilk defa gerçekten sinirlendi.

Çünkü korkmadığımı fark etmişti.

Ben günlerdir avukatla görüşmüş, ortak hesaptaki hareketleri belgelemiş, doğum iznim boyunca yaptığım bütün harcamaları kaydetmiş ve velayet konusunda neler yapmam gerektiğini öğrenmiştim.

Onur benim ağlayacağımı, bağıracağımı, ona yalvaracağımı düşünmüştü.

Ben ise hazırlanmıştım.

“Bu gece annemde kalacağım,” dedim. “İdil de benimle gelecek. Avukatlarımız bundan sonrasını konuşur.”

Onur’un yüzünde küçümseyen bir ifade belirdi.

“Melis’le aramda düşündüğün gibi ciddi bir şey yok.”

Bir an ona baktım.

Sonra istemeden güldüm.

Bunlar da İlginizi Çekebilir