İçinde dişler vardı. Gerçek insan dişleri. Çok fazla. Onlarca, belki yüzlerce.
Titremeye başladım. Soğuk fayansların üzerine çöktüm ve poşeti göğsüme bastırdım. Aklımda sadece tek bir düşünce vardı: bu gerçek olamaz…
Odada çaresizce dolaşıp durdum, sonunda kayınpederimin yanına gitmeye karar verdim. Poşeti görünce derin bir iç çekti.
— Demek buldun, — dedi yorgun bir sesle.
— Bu ne?! — diye bağırdım, sesim korkudan titriyordu. — Bunlar kimin?!
Gözlerini yere indirdi, uzun süre sessiz kaldı ve sonra alçak bir sesle konuşmaya başladı:
— Kocan… göründüğü kişi değil. İnsanların hayatını aldı. Sonra cesetleri yaktı… ama dişler yanmaz. Onları söküp evde sakladı.