— Anne, hazırlan — dedi neredeyse duygusuz bir sesle. — Seni dinlenmeye götürüyorum. Ortam değiştirmen lazım.
Yaşlı kadın şaşkınlıkla ona baktı ama gözlerinde bir umut parladı. Uzun zamandır kızından böyle iyi bir söz duymamıştı.
— Gerçekten mi? Nereye gidiyoruz? — diye fısıldadı.
— Görürsün — diye kısa cevap verdi kızı, zaten arkasını dönerek.
Yaşlı kadın yavaşça eşyalarını toplamaya başladı. Kıyafetlerini dikkatlice katlıyordu, sanki hata yapmaktan korkuyordu. İçten içe bunun gerçekten bir ilgi olduğuna inanmak istiyordu.
Bir saat sonra yoldaydılar. Başta her şey tanıdıktı — şehir, trafik ışıkları, bilinen sokaklar. Ama sonra evler kaybolmaya başladı, yol boşaldı ve etrafta sadece tarlalar ve birkaç ağaç kaldı.
Yaşlı kadın kaşlarını çattı ve dikkatlice sordu:
— Doğru yere mi gidiyoruz? Burası dinlenilecek bir yere benzemiyor…
Kızı direksiyonu daha sıkı tuttu.
— Anne, sadece sus olur mu?
Bu sözlerden sonra arabada sessizlik oldu. Sadece yol sesi ve rüzgârın uğultusu vardı.
Bir süre sonra araba neredeyse ıssız bir yola saptı. Ne araba vardı ne insanlar. Sadece ufka uzanan uzun bir yol.
Ve aniden kızı sertçe durdu.
— İn — dedi soğuk bir sesle.
Yaşlı kadın dondu.
— Ne? Neden?
— Dedim ki: in.
Sesinde en ufak bir tereddüt yoktu.
— Kızım… anlamıyorum… — yaşlı kadının sesi titredi.
— Yeter — diye sertçe kesti kızı. — Artık dayanamıyorum. Bana sadece yük oluyorsun.
— Lütfen… beni burada bırakma…
Ama kızı çoktan kapıyı açmış, kolundan tutup onu zorla dışarı itmişti. Yaşlı kadın neredeyse yere düşecekti.
— Üzgünüm ama böyle daha iyi — dedi kızı ona bakmadan.
Kapı çarptı. Araba hızla uzaklaştı. Yaşlı kadın boş bir yolun ortasında yalnız kaldı.
Ne olduğunu anlayamadan öylece durdu. Rüzgâr gri saçlarını savuruyor, elleri titriyor, gözleri doluyordu.
— Tanrım… neden?.. — diye fısıldadı.
Ama kızı çok yakında başına gelecekleri asla tahmin edemezdi
Yaşlı kadın uzun süre yol kenarında durdu, ta ki kızının arabası tamamen dönemeçte kaybolana kadar. Önce sadece uzağa baktı, bunun bir hata olduğunu ve kızının geri döneceğini umar gibi. Ama dakikalar geçti, yol boş kaldı ve sonunda cebinden eski bir telefon çıkardı.
Elleri titriyordu ama yine de bir numara çevirdi.
— Alo… — dedi kısık sesle, sesini kontrol etmeye çalışarak. — Benim… yardıma ihtiyacım var…
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu, ardından ciddi bir ses duyuldu.
— Teyze? Neredesiniz? Ne oldu?
Her şeyi hemen anlatmadı. Sadece yeri söyledi ve sessizce ekledi:
— Yalnızım… yoldayım…
Kırk dakika sonra yanında lüks bir araba durdu. Arabadan takım elbiseli bir adam indi — yıllardır görmediği yeğeni. Hızla yanına geldi, omuzlarını nazikçe tuttu ve gözlerinin içine baktı.
— Bunu kim yaptı?
Yaşlı kadın gözlerini yere indirdi ve kısık sesle söyledi:
— Kızım…
Adam hiçbir şey söylemedi, sadece sanki kararını çoktan vermiş gibi başını salladı.
O akşam sıcak bir evdeydi, elinde sıcak bir çay vardı. Uzun zaman sonra ilk kez saygıyla bakan insanların arasındaydı. Yeğeni gereksiz soru sormadı ama ertesi gün bir avukat geldi.
Belgeler masaya kondu.
Yaşlı kadın uzun süre kâğıtlara baktı, sanki tüm hayatını, kızına yaptığı her fedakârlığı hatırlıyordu.
— Emin misiniz? — diye sakin bir sesle sordu avukat.
Başını kaldırdı.
Ve o anda gözlerinde artık ne korku ne de şüphe vardı.
— Evet… artık eminim.
İmzasını sakin ve kararlı bir şekilde attı.
Birkaç gün sonra evine geri döndü. Ama artık yalnız değildi ve yol kenarına bırakılıp unutulabilecek bir kadın değildi.
Aynı gün kapı sertçe açıldı.
Kapıda elinde valizleriyle kızı vardı; sinirli ve hâlâ her şeyin kendisine ait olduğuna inanan.
— Anne, neredeydin? Ne olduğunu hiç anlamıyorum…
Evin içinde yabancı insanları görünce durdu.
Yeğeni sakin bir şekilde öne çıktı.
— Eşyalarını topla ve gitmen en iyisi — dedi sakin bir sesle.
— Bu benim evim! Siz kimsiniz?! — diye bağırdı kızı.
Adam belgeleri uzattı.
— Artık değil.
Kâğıtları aldı, hızlıca okudu… ve yüzü bembeyaz oldu.
— Bu… bir hata… anne, sen yapamazsın…
Yaşlı kadın yavaşça yaklaştı.
Artık ona, bir zamanlar o yolda baktığı aynı sakinlikle bakıyordu.
— Yapabilirdim — dedi sessizce. — Ve yaptım.
— Ama ben nereye gideceğim? — sesi kırıldı.
Yaşlı kadın bir an baktı… ve cevap verdi:
— Beni bıraktığın yere.

Bunlar da İlginizi Çekebilir