Güncel Yazık ya
Ve işte o an gördü. İsmi. Asıl sahibini. Deniz. “Hayır… Bu mümkün değil…” “Her zaman mümkündü,” dedi Deniz sakince. “Ceyda…” diye fısıldadı Burak. “Kız kardeşim,” diye yanıtladı Deniz. “Dün gece hakaret ettiğin kadın.” “Onun sana hiç ihtiyacı olmadı,” diye devam etti abisi. Kısa bir sessizlik. “Senin ona ihtiyacın vardı.” “Ve bana.”

Her şey yerle bir oldu. Kapı açıldı. Avukatlar içeri girdi. “Derhal geçerli olmak kaydıyla görevden alındınız.” “Ne?!” “Sözleşme ihlali. Kötüye kullanım. Yetkiyi suistimal.” “Hepsi onun yüzünden!” diye bağırdı Burak. Deniz yerinden kıpırdamadı bile. “Hayır.” Kısa bir sessizlik. “Hepsi senin yaptıkların yüzünden.”

Saatler sonra… Burak dışarı çıktı. Ofis yoktu. Güç yoktu. Hiçbir şey kalmamıştı. Eve vardığında ise— Kilitler değiştirilmişti.

Günler sonra yalvardı. “Beni affet…” “Bilmiyordum…” “Düzeltebiliriz…” Ama çok geçti.

Ceyda şimdi kendi ofisinde duruyordu. Kapıda kendi adı yazılıydı. “İyi misin?” diye sordu Deniz. Genç kadın başıyla onayladı. “Evet.” Kısa bir duraksama. “Şimdi iyiyim.”


Şehre doğru baktı. Her şey aynıydı. Kendisi hariç. “En ironik kısmı ne biliyor musun?” dedi. “Nedir?” Hafifçe gülümsedi. “Ben asla zayıf değildim.” Kısa bir sessizlik. “Sadece yanlış yerdeki doğru kişiydim.”

Ve uzun zamandır ilk kez… Özgürce nefes aldı. Korku yok. İzin istemek yok. Zincirler yok.

Çünkü Burak‘ın güç sandığı şey… Sadece ödünç alınmıştı. Ve o yok olduğunda… Burak‘ın elinde hiçbir şey kalmadı. Ama Ceyda… Her şeyi geride bırakıp yürürken bile— En önemli şeyi asla kaybetmedi. Kendisini.

Bunlar da İlginizi Çekebilir