Güncel kızı Lidya
Selim Bey ve Rıza, geldikleri gibi kibirle değil, omuzları çökmüş, utanç içinde evden çıkarıldılar. Mahalleli olan biteni sessizce izlerken, Selim Bey’in "Bu ev benim!" çığlıkları gecenin karanlığında sönüp gitti.

Evin kapısını kapattığımda çocuklarımın yanına koştum. Elif ve Ahmet’e sarıldım. Murat’ın fotoğrafına bakıp fısıldadım: "Başardık sevgilim. Çocuklarımızı korudum."

O gece anladım ki, kötülük ne kadar büyük olursa olsun, doğru bir plan ve sarsılmaz bir anne yüreği karşısında her zaman diz çökmeye mahkûmdur. Kayınpederim beni sokağa atmaya çalışırken, aslında kendi kazdığı kuyuya düşmüştü. O ev artık sadece bir taş yığını değil, adaletin ve bir annenin zaferinin kalesiydi. Yetimlerimin hakkını kimseye yedirmemiş, onlara sadece bir yuva değil, onurlu bir gelecek bırakmıştım.

Gelecek günler zordu belki ama artık korkmuyordum. Çünkü biliyordum ki; haksızlık karşısında eğilmeyenler, eninde sonunda güneşin doğuşunu izleyenler olurdu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir