2. Dokusunu Kontrol Edin: Yapışkanlıktan Kaçının
İyi bir et, parmağınızla bastırdığınızda direnç göstermeli ve bıraktığınızda eski formuna hızla dönmelidir. Eğer parmağınızın izi çukur olarak kalıyorsa, o etin dokusu bozulmaya başlamıştır. Daha da önemlisi, etin yüzeyinde kaygan, sümüksü veya yapışkan bir tabaka hissediyorsanız; bu, yoğun bir bakteri üremesinin işaretidir. Bu aşamaya gelmiş bir eti pişirmek, mikropları öldürse bile salgıladıkları toksinleri yok etmez ve ciddi zehirlenmelere yol açar.

3. Koku Testi: Burnunuz Yanılmaz
Etin kendine has, hafif ve metalik bir kokusu vardır. Ancak amonyak, ekşi süt veya çürük yumurta benzeri bir koku alıyorsanız, o eti kesinlikle almamalısınız. Özellikle vakumlu paketlerde satılan etlerde, paket açıldıktan sonra birkaç dakika beklemelisiniz. Koku gitmiyorsa, bozulma sürecinin çoktan başladığını kabul etmelisiniz.

4. Hazır Kıymalar ve “Sır” Karışımlar
Hazır çekilmiş kıymalar, genellikle etin en kalitesiz kısımlarının, sinirlerin ve hatta bayat parçaların birleştirildiği yerlerdir. İçine ne kadar yağ veya sakatat karıştırıldığını çıplak gözle anlamak imkansızdır. Etinizi her zaman gözünüzün önünde çektirmeli veya parça olarak almalısınız.

5. Çözülmüş ve Tekrar Donmuş Etler
Dondurulmuş ürün alırken paketin içinde kar kristalleri veya yoğun buz kütleleri olup olmadığına bakın. Bu durum, etin daha önce çözüldüğünü ve tekrar dondurulduğunu gösterir. Sıcaklık dalgalanmaları yaşayan bir et, bakteri yuvasına dönüşmüştür ve besin değerini tamamen yitirmiştir.

Sonuç olarak; sağlığınız, tasarruf etmeye çalışacağınız birkaç liradan çok daha değerlidir. Şüpheli görünen, etiketi olmayan veya kaynağı belirsiz etleri sofranıza sokmayarak sevdiklerinizi koruyun.

Bunlar da İlginizi Çekebilir