Bir kadın akşam çöp atmaya çıktı ve çöplükte neredeyse yeni sayılabilecek bir kanepe buldu. Onu eve götürmeye karar verdi. Evde kocasıyla birlikte tamir etmeye başladılar, ancak bir anda kocası, “Bak bu da ne böyle…” diye bağırdı.
Elif için her şey sıradan bir akşamla başlamıştı. İşten yeni gelmiş, üstünü değiştirmiş ve eline çöp poşetini alıp site bahçesine inmişti. Hava serindi, apartmanın önü sessizdi. Konteynerlerin yanında eski bir kanepe duruyordu. Tam o sırada küçük bir kamyonet yanaştı; iki genç adam hızla araçtan indi, koltuğu indirip neredeyse kaçarcasına uzaklaştı. Ne etrafa baktılar ne de bir şey söylediler.
Elif’in içine tuhaf bir merak düştü. Kanepe yıpranmıştı ama iskeleti sağlam görünüyordu. “Biraz masrafla tertemiz olur,” diye düşündü. Zaten yeni bir koltuk almak isteseler en az 20-25 bin TL’yi gözden çıkarmaları gerekecekti. Bunu ise birkaç bin liraya yenileyebilirlerdi.
Tereddüt etti ama sonunda kanepeyi sürükleyerek apartmana taşıdı. Eve girdiğinde Murat şaşkınlıkla kapıda kaldı.
— Ciddi misin? Sokaktan eşya mı topluyoruz şimdi?
— Abartma, — dedi Elif. — İskeleti sağlam. Biraz uğraşalım, yepyeni olur.
Murat istemeye istemeye alet çantasını getirdi. Salonda eski kumaşı sökmeye başladılar. Zımbalar birer birer çıkarken koltuğun içi yavaş yavaş açığa çıkıyordu. Murat söyleniyordu:
— Bunu kim kaplamışsa amatör işi. Çok sıkı yapmış ama düzensiz.
Sırt kısmını söktü, sonra oturma bölümüne geçti. Kumaşın büyük kısmı kalkmıştı ki bir anda elini durdurdu. Yüzü bembeyaz kesildi.
— Elif… buraya gelsene. Hemen.
Elif yaklaşıp eğildi. Süngerin altına, dikkatlice yerleştirilmiş siyah bir naylon paket vardı. Paket koli bandıyla sıkıca sarılmıştı. Koltuğun içine özellikle gizlenmiş gibiydi.
İkisi de birkaç saniye konuşamadı.
— Bu normal değil, — dedi Murat fısıltıyla. — Bunu bilerek saklamışlar.
Elif’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Murat titreyen ellerle paketi çıkardı. Bantları keserken odadaki sessizlik ağırlaştı. Naylon açıldığında içinden tomar tomar para çıktı. Hepsi 200 TL’lik banknotlardı.
Elif şaşkınlıkla geri çekildi.
— Bu… bu gerçek mi?
Murat paraları eline aldı, saymaya başladı. Tomarlar bitmek bilmiyordu. Yaklaşık yarım milyon TL vardı.
O an kapı zili çaldı.
İkisi de yerinden sıçradı. Birbirlerine baktılar. Zil tekrar çaldı, bu kez daha uzun ve ısrarcı.
Murat hızla paraları tekrar pakete koydu. Elif’in yüzü kireç gibi olmuştu.
— Sakla şunu! — dedi Elif panikle.
Murat paketi mutfaktaki dolaplardan birine sıkıştırdı. Kapı zili üçüncü kez çaldı.
Murat kapıya doğru yürüdü. Kapıyı araladığında karşısında iki adam vardı. Elif’in çöplükte gördüğü gençler.
— İyi akşamlar, — dedi adamlardan biri soğuk bir sesle. — Az önce burada bir kanepe bırakmıştık. Yanlışlık olmuş. Onu geri almamız gerekiyor.
Murat’ın boğazı kurudu.
— Biz… biz bir şey görmedik, — dedi.
Adamın bakışları sertleşti.
— Apartman kamerasına baktık. Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…

Bunlar da İlginizi Çekebilir