Bebeğim üç gün boyunca durmadan ağladı. Neredeyse hiç uyumadı. Ne yaptıysak fayda etmedi. Doktorlar bunun sadece gaz sancısı olduğunu söyledi ve ilaç verdi ama ağlama bir türlü kesilmedi. ��
Biz her zaman çok dikkatli insanlardık. Hamile olduğumu öğrendiğimiz anda hazırlıklara başladık. Kitaplar okuduk, eğitimlere katıldık. Evdeki prizleri kapattık, köşeleri koruma altına aldık, gereksiz eşyaları kaldırdık. Bebeğimizi her türlü tehlikeden koruduğumuzu düşünüyorduk.
Doğum sorunsuz geçti. Bebeğimiz sakindi. Güzel uyuyor, nadiren ağlıyordu. İlk aylar rahat geçti. Kendimizi gerçekten şanslı sanıyorduk.
Ama bir gece her şey değişti.
Önce hafif bir huzursuzluk başladı. Saatler geçtikçe ağlama şiddetlendi ve kesintisiz hale geldi. Ne kucakta ne beşikte sakinleşti. Vücudu gerilmişti, yüzü kızarmıştı, nefesi düzensizdi.
Çaresizlikle acil servise gittik. Muayene ettiler ve bunun bebeklerde sık görülen gaz sancısı olduğunu söylediler. Masaj ve damla önerip bizi eve gönderdiler.
Doktorlara güvendik.
Ama sonraki iki gün boyunca bebeğim neredeyse hiç uyumadı. Ağlama gece gündüz devam etti. Yorgunluk arttı, endişemiz büyüdü.
Üçüncü gece eşim beni dinlenmeye gönderdi. Bebeği kanguruyla göğsüne bağladı ve evin içinde dolaşmaya başladı. Bir süre sonra ağlama azaldı.
Bebek sakinleşince eşim onu dikkatle inceledi
Kıyafetlerini açıp kontrol etti. İlk bakışta her şey normal gibiydi. Sonra çoraplarını çıkardı ve çok tuhaf bir ayrıntı fark etti. ����
Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirsiniz..
Panikle ama titrememeye çalışarak eşini uyandırdı. Anne durumu gördüğünde ne yapacağını şaşırdı. Hemen makas aradılar ama saç o kadar inceydi ki kesmek mümkün olmadı. En ufak bir yanlış hareket bebeğe zarar verebilirdi.
Hiç vakit kaybetmeden tekrar acil servise koştular.
Doktorlar bu kez çok daha dikkatli davrandı. Bebeğin bacağı hemen müdahaleye alındı. Özel bir aletle saç teli dikkatlice çıkarıldı. Dakikalar içinde bacağın rengi yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Bebek ilk kez derin bir nefes aldı ve ardından… ağlama kesildi.
Doktor, anne ve babaya bunun nadir ama son derece tehlikeli bir durum olduğunu anlattı:
Saç Turnike Sendromu.
Bazen anne ya da babadan düşen tek bir saç teli, bebeğin parmağına, ayağına ya da bacağına dolanabiliyor ve fark edilmezse ciddi hasarlara yol açabiliyordu. Uzun süren, nedeni bulunamayan ağlamaların arkasında bazen bu kadar basit ama hayati bir sebep olabiliyordu.
O gece aile eve döndüğünde yorgundu ama tarifsiz bir rahatlama içindeydi. Bebek huzur içinde uyuyordu. Baba ise o günden sonra herkese aynı şeyi söylüyor:
“Doktorlara güvenin ama ebeveyn sezginizi asla küçümsemeyin. Bazen bir çorap, bazen minicik bir saç teli, bir hayatı kurtarabilir.”
Şimdi her ağlama krizinde ilk yaptıkları şey belli:
Bebeğin ellerini, ayaklarını ve bacaklarını tek tek kontrol etmek.
Ve bu hikâyeyi duyan her anne babaya tek bir uyarıları var:
‘Önemsiz sandığınız detaylar, en önemli şey olabilir.’