“Gel,” dedi.

Karşısına oturdum.

Doğum belgesini önüne bıraktım.

“Metin Alkan kim?”

Babam ellerini yüzüne kapattı.

Sonra hayatım boyunca duymadığım kadar yorgun bir sesle konuştu.“Biyolojik baban.”

Kalbimin içinde bir şey koptu.

“Sen değil misin?”

“Hayır.”

Ayağa kalktım.

“Bana yıllarca yalan söyledin.”

“Evet.”

“Annem de mi biliyordu?”

Babam başını kaldırdı.

“Annen bana gerçeği söylediğinde sen daha doğmamıştın.”

Odayı sessizlik kapladı.

“Peki neden benim babam oldun?”

Babam gözlerini bana dikti.

“Çünkü seni daha doğmadan seviyordum.”

Bu cevap beni daha da öfkelendirdi.

“Böyle cümlelerle bunu düzeltemezsin.”

“Düzeltmeye çalışmıyorum.”

Tahta kutuyu açtı.

İçinden birkaç fotoğraf, eski mektuplar ve sararmış bir gazete kupürü çıkardı.

Gazete kupürünü önüme itti.

Başlıkta şunlar yazıyordu:

Genç İş İnsanı Metin Alkan, Dolandırıcılık ve Şiddet Suçlamalarıyla Gözaltında.

Fotoğraftaki adama baktığımda nefesim kesildi.

Gözleri benimkilere benziyordu.

“Annem bu adamla mı birlikteydi?”

“Çok kısa süre.”

Babam anlatmaya başladı.

Annem, Metin ile benden önce tanışmıştı.

Metin ilk başlarda karizmatik, zengin ve etkileyici görünüyormuş.

Ama kısa sürede takıntılı ve şiddet yanlısı biri olduğu ortaya çıkmış.

Annem ondan ayrıldıktan sonra hamile olduğunu öğrenmiş.

“Metin seni öğrendiğinde ortaya çıktı,” dedi babam.

“Beni istedi mi?”

Babam acı acı güldü.

“Seni değil. Seni kullanarak anneni geri almak istedi.”

“Sonra?”

“Annen korktu. Ben de onun yakın arkadaşıydım. Ona yardım ettim.”

Boğazım düğümlendi.

“Ben doğduğumda?”

“Metin hastaneye gelmeye çalıştı.”

Bir anda 11 Nisan meselesini hatırladım.

“Vildan bana o günü sormamı söyledi.”

Babam başını salladı.

“Çünkü o gün Metin’i durduran bendim.”

“Nasıl?”

Babam uzun süre sustu.

“Onu polise teslim ettim. Hakkında başka dosyalar da vardı. Yıllarca cezaevinde kaldı.”

“Peki doğum belgesi?”

“İlk kayıtta onun adı vardı. Sonra yasal süreçle değiştirdik. Ben seni evlat edindim.”

Başım dönüyordu.

“Vildan bunları nasıl biliyor?”

Büyütmek için dokunun
Babamın yüzü sertleşti.

“Çünkü Metin onun ağabeyi.”

Sanki biri göğsüme yumruk atmıştı.

“Ne?”

“Vildan, Metin Alkan’ın kız kardeşi.”

O anda bütün parçalar farklı bir şekle büründü.

“Yani benimle tanışması tesadüf değildi.”

“Hayır.”

“Seninle evlenmesi de?”

“Hayır.”

Babam ayağa kalktı ve pencereye yürüdü.

“Yıllar önce beni buldu. Ağabeyinin haksız yere hapse girdiğini düşündüğünü söyledi. Sonra seni öğrendi.”

“Benden ne istiyordu?”

“Başlangıçta seni Metin’le görüştürmek.”

“Sen izin vermedin.”

“Elbette vermedim.”

“Bu yüzden mi onun anahtarlarını aldın? Bu yüzden mi ona böyle davranıyordun?”

Babam başını eğdi.

“O konuda savunacak hiçbir şeyim yok.”

İlk defa bunu bu kadar açık söylemişti.

“Onun sana ulaşmaya çalıştığını düşündüm. Kontrolü kaybettim. Seni koruduğumu sanarken zalimleşmeye başladım.”

“Vildan’a yaptıkların kabul edilemezdi.”

“Biliyorum.”

Tam o sırada dış kapı açıldı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir