— Tekrar baştan öğretmek zorundayız, — dedi biri memnuniyetsizce.
— Bu acemilerden bıktık, kendi sorunlarımız yetiyor, — diye ekledi diğeri.
— Arkadaşlar, siz kendinizin nasıl olduğunuzu unuttunuz, — dedi üçüncüsü sakin bir şekilde. — Daha sabırlı olmalıyız.
Tam o anda bir motor sesi duyuldu. Eski bir askeri Willys kamyoneti kampa geldi. Herkes hemen döndü. Arabadan dört erkek ve bir kız indi.
Bir an sessizlik oldu. Biri gülümsedi, biri diğerine baktı ve neredeyse hemen hafif bir kıkırdama duyuldu.
— Ciddi misiniz? Kız mı?
— Bu bir şaka mı?
— Şimdi hem de dadılık mı yapacağız?
Onlar tutumlarını gizlemeye bile çalışmadılar. Kadın onlar için gereksizdi. Gözlerinde, o yükün altından kalkamazdı, eşit olamazdı, tehlikeli bir durumda yanlarında duramazdı.
İlk gün, kızın üzerine küçük alaylar başladı.
— Hey, yeni gelen, bize kahve yap.
— Emin misin kaybolmadın? Mutfak diğer tarafta.
— Bu yüz ifadesiyle evde oturmak daha iyi olur.
Kız sessizdi. Tartışmadı, kendini savunmadı, kelimelerle bir şey kanıtlamaya çalışmadı. Sadece işini yaptı ve uzak durdu.
Bu, çocukları daha da sinirlendirdi.
Birkaç gün sonra, hava kararmaya başladığında ve kamp sakinleştiğinde, dört deneyimli asker kasıtlı olarak diğerlerinden uzak bir zamanda ona yaklaştı.
Onun etrafını sardılar, yolunu kapattılar ve alay edip gülmeye başladılar.
— Dinle, belki eve gitmen daha iyi olur, — dedi biri alaycı bir gülümsemeyle.
— Senin yüzünden risk alamayız, — ekledi diğeri.
— Kendin düşün, burada ne yapabilirsin? Çamaşırlarımızı yıkamak, kahve yapmak mı? — Üçüncüsü yukarıdan aşağıya baktı.
Kız ortada duruyordu, elleri sıkılıydı, nefesi ağırdı. Korktuğu belliydi, ama gözünü ayırmadı.
Askerler, tepkisini, gözyaşlarını, bağırışlarını, özürlerini, histeri krizlerini bekledi. Ama kız sadece sessizdi. Çocuklardan biri kıkırdadı.
— İşte bu, doğru. Daha iyi sessiz kal. Kadın, bir erkek konuştuğunda sessiz kalmalı.
Askerler, zayıf bir kızın onlara denk olamayacağını düşündü, ama onun yaptığı bir hareket herkesin şok içinde susmasına neden oldu
Döndüler ve gittiler, onu kırdıklarına emin olarak.
Ama o gece her şey değişti.
Kamp uyuyordu, birden ormanın bir yerinden boğuk sesler geldi. İlk başta kimse ne olduğunu anlamadı, ama birkaç saniye içinde belli oldu — bu bir saldırıydı.
Biri bağırdı, biri çadırdan fırladı, bazıları silahlarını bile alamadı. Her şey çok hızlı oldu.
Patlama. Çığlıklar. Panik.
Aynı askerler, akşam gülmüş olanlar, şimdi şaşkındı. Bazıları yarı giyinmişti, bazıları hemen yönlerini bulamıyordu, bazıları donup kaldı, nereye kaçacaklarını bilemedi.
Ve tam o anda, o öne çıktı. Herkesin alay ettiği kız.
O hazırdı. Ellerinde silah vardı, hareketleri kesindi, gereksiz telaş yoktu. Durumu hızla değerlendirdi ve harekete geçti.

Bunlar da İlginizi Çekebilir