Bir akşam kapımız çaldı.

Kapıyı açtığımda karşımda Aylin'i gördüm.

Onu dört yıldır yüz yüze görmemiştim.

Üzerinde pahalı bir palto vardı ama yüzü eskisi gibi değildi.

Yorgun görünüyordu.

“Konuşabilir miyiz?” dedi.

Onu içeri aldım.

Kızlar salondaydı.

Annelerini görünce kimse yerinden kalkmadı.

Defne bile.

Aylin'in yüzündeki ifade değişti.

“Beni özlemediniz mi?”

İrem ayağa kalktı.

“Özlemek için insanın hayatımızda olması gerekiyor.”

Aylin ağlamaya başladı.

Sonra bana dönüp Vedat'ın ağır bir hastalık geçirdiğini söyledi.

İşlerinin kötüye gittiğini, şirketlerinin borçlandığını anlattı.

Fakat asıl söyleyeceği şey başkaydı.

“Vedat bütün mal varlığını satıyor,” dedi. “Yurt dışına gitmeyi düşünüyor.”

“Bunun bizimle ne ilgisi var?”

Başını eğdi.

“Boşanıyoruz.”

Bir an sustum.

Aylin gözlerimin içine baktı.

“Bir süre burada kalabilir miyim?”

Odanın içinde ağır bir sessizlik oldu.

Yıllar önce beş çocuğunu bırakıp giden kadın, şimdi dönecek başka yeri olmadığı için kapımıza gelmişti.

İlk tepkim hayır demek oldu.

Fakat o sırada Defne'nin bana baktığını gördüm.

Kızım yıllarca annesinin neden gittiğini sormuştu.

Belki bazı cevapları kendi gözleriyle görmesi gerekiyordu.

“Bir gece kalabilirsin,” dedim.

O gece Aylin kızlarla konuşmaya çalıştı.

Ama yılların bıraktığı boşluk birkaç saatlik sohbetle kapanmıyordu.

Ertesi sabah büyük bir gürültüyle uyandık.

Kapının önünde siyah bir otomobil durmuştu.

İçinden Vedat indi.

Sinirli görünüyordu.

Aylin hemen dışarı çıktı.

Ben de arkasından gittim.

Vedat elindeki dosyayı Aylin'e uzattı.

“Aradığın buydu, değil mi?”

Aylin'in yüzü bembeyaz oldu.

Dosyanın içinden bazı belgeler yere düştü.

Üzerlerinde şirket hisseleri ve banka hesaplarıyla ilgili bilgiler vardı.

Vedat alaycı bir şekilde güldü.

“Cemal, karının neden geri döndüğünü sana söylemedi mi?”

Aylin bağırdı.

“Sus!”

Ama Vedat devam etti.

“Benim bütün servetimi kaybettiğimi sanıyor. O yüzden senden yardım istemeye geldi. Fakat dün satış tamamlandı. Şirket borçlu değildi. Ben sadece onun gerçek yüzünü görmek istedim.”

Aylin donup kaldı.

Meğer Vedat birkaç ay önce şirketini başka bir yatırımcıya satmaya karar vermiş.

Aylin ise onun iflas ettiğini düşünüp boşanmak istemiş.

Daha zengin bir hayat uğruna bizi terk eden kadın, aynı şeyi ikinci kez yapmıştı.

Vedat arabasına binmeden önce bana baktı.

“Bazı insanlar yanındaki insanları değil, onların sağlayabildiği hayatı sever.”

Sonra gitti.

Aylin yere çöktü.

Ağlamaya başladı.

“Ben ne yaptım?”

İrem kapının önüne gelmişti.

Annesine uzun süre baktı.

Sonra sakin bir sesle konuştu.

“Bizi para için bırakmadın anne.”

Aylin başını kaldırdı.

İrem devam etti.

“Bizi, daha güzel bir hayatın bizim olmadığımız bir yerde olduğuna inandığın için bıraktın.”

O söz hepimizi susturdu.

Aylin ellerini yüzüne kapattı.

O gün kızlarından özür diledi.

Kimse ona sarılmadı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir