Temel’in Gazeteleri
Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Temel her sabah dağın eteğindeki kasabaya inip gazete alıyormuş. Bir ay, iki ay, üç ay derken Temel bu işten bıkmış ve Fadime’ye;

─ Bundan sonra gazetelerimi sen alacaksın Fadime, demiş.
Fadime de kabul etmiş ve her sabah kasabaya inip bir tane gazete almaya başlamış. Bir ay, iki ay, üç ay derken Fadime her sabah o kadar yolu yürümekten bıkmış.
‘Bu işin daha kolay bir yolu olmalı’ demiş kendi kendine.

DEVAMI İÇİN GÖRSELELRE DEVAM EDİN
Sonra da kendince bir çözüm bulmuş; kasabaya ilk indiğinde yedi tane gazete almış ve her gün birini Temel’e vermeye başlamış. Birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün derken yedinci gün Temel gazeteyi alıp biraz göz gezdirdikten sonra Fadime’ye dönmüş ve;
─ Fadime, bu dünyada ne kadar çok salak adam var. Aynı adam aynı ağaca aynı arabayla yedi gündür çarpayi, demiş.
Yoldaki adam at arabasındaki adama sordu:
-Kayseri'ye ne kadar sürer?
- Yarım saat.
-Ben de binebilir miyim?
- Buyur.

Bir süre yol aldıktan sonra yine sordu:
- Şimdi ne kadar kaldı?
- Bir saat.DEVAMI İÇİN GÖRSELE DEVAM EDİN
dilerseniz.
Hemen Yahudi atılarak:
- Ben ağırlığımca altın isterim.
Melekler kabul ederler ve Kayseriliye dönerek:
- Sen ne istiyorsun?
Kayserili kıs kıs gülerek:
-Siz bana Yahudi'nin adresini verin yeter.
DEVAMI İÇİN GÖRSELE DEVAM
Nasıl olur demin yarım saat kaldı diyordun!
- Elbette, biz aksi yöne gidiyoruz.

Yahudi'nin Adresi
Rahmetli olup öbür dünyaya göçen bir Kayserili, orada bir Yahudi ile arkadaşlık etmektedir. Aralarındaki uyumlu ahbaplık meleklerin dikkatini çeker ve onları mükafatlandırmak isterler. Yanlarına çağırıp derler ki:
- Sizin hâl ve gidişiniz çok güzel, öbür insanlara örnek olması için sizi yeniden dünyaya göndereceğiz, oraya giderken bizden ne isterseniz yerine gelecektir, dileyin bizden neDEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
Kasketin Delikleri
Altmışlı yılların başında Kayserili vatandaşın birisi Ankara'da dolaşırken kendisine bir kasket almak istemiş. Kasket satan dükkanların bulunduğu bölümleri gezerken bir kasket beğenmiş ve başına geçirip aynadan kendisini izledikten sonra satıcıya “Kaç lira?” olduğunu sormuş. O zamanlar kasketin en iyisi iki buçuk liradır ama satıcı bakmış ki adam beğenmiş: “Beş lira” demiş. Kayserili vatandaş kasketi eline alıp evirip çevirdikten sonra:
- Hani bunun delikleri? demiş. Satıcı hayretle
sormuş:
- Taze kaskette delik ne arasın Hemşerim?
Kayserili:
- Bu kaskete beş lira verecek eşeğin kulakları nereden çıkacak?DEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
Genç bir Kayserili yeni bir işe başlamış. Bir aylık çalışma sürecinin sonunda ilk maaşını almak için bankamatiğe gittiğinde anlaştıkları maaşın 8OO TL üzerinde fazla bir ücret yatırıldığını görmüş.

Hiç sesini çıkarmadan, sevinerek maaşını çekmiş. Aradan bir ay daha geçmiş. Tekrar maaşını almaya bankamatiğe gitmiş, bakmış ki maaş bu sefer de 400 TL eksik yatmış.
Sinirle hemen muhasebeye gidip itiraz etmiş ve sormuş;DEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
sormuş;
- Neden maaşım eksik yattı?

Bunun üzerine muhasebeci sormuş;
- Neden geçen ay 800 TL fazla para yattığında itiraz etmediniz de, şimdi eksik yatınca itiraz ediyorsunuz?

Adam sakince cevap vermiş;
- Prensibimdir, ilk hatayı her zaman affederimDEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
Kan ihtiyacı için anonslar yapılmaktadır. Bunu duyan bir Kayserili kan vermek üzere hastaneye gider. Bin dolara bir ünite kan vermeyi kabul eder. Kanı verir ve parayı alır. Bir saat sonra yeniden kan gerekli olur. Kayserili yine kan verir bu sefer Amerikalı beş yüz dolar teklif eder.
Kayserili ise aynı ünite kana bin dolar vermişken şimdi neden beş yüz dolar veriyorsun deyince, Amerikalının cevabı:
– Çünkü, artık ben de bir Kayserili kanı taşıyorum, istediğinin yarısını verebilirimDEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
Yeni Model
Biri Adanalı, diğeri Kayserili iki çiftçi sohbet ederler, tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler. Adanalı başlamış:
- Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo
biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz, demiş.
Kayserili de demiş ki:
- Yahu bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık...
DEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN
Minibüs şoförü yolda arabasıyla ilerliyormuş. Yol kenarında duran birisinin elini kaldırdığını görünce yanaşmış ve yolcuyu arabaya almış. Arabaya binen yolcunun, siyahlar içerisinde gizemli bir görüntüsü varmış. Şoför sormuş:
– Kimsiniz beyefendi, yolculuk nereye? Adam cevap vermiş:
– Ben Azrail'im. Senin canını almaya geldim. Bunu duyan adam ciddiye almayarak cevap vermiş:
– Şaka mı yapıyorsun kardeşim. Ne Azrail'i?
– Ne yani benim Azrail olduğuma inanmıyor musun? O zaman gerçekten Azrail olduğumu size ispatlayayım. 300 metre ileride elini kaldıran ve araba bekleyen bir kişi göreceğiz, onu da arabaya almalısın.

Şoför ilerlemeye devam etmiş. Arkadaki adamın dediği gibi 300 metre sonra yol kenarında elini kaldıran bir adam görmüşler ve arabaya almışlar. Yeni yolcu şoförün yanına oturmuş. Şoför iyice heyecanlanmaya başlamış. Yeni binen yolcuya arkadaki adamı göstererek bu adam Azrail olduğunu iddia ediyor demiş. Yanındaki yolcunun cevabı üzerine iyice korkmuş:
– Ne yolcusu, ben arkada kimseyi göremiyorum ki! Arkadaki yolcu araya girmiş.
– Gördün mü, beni senden başka kimse göremez, çünkü ben senin Azrail'inim. Senin canını almaya geldim. Şimdi canını almadan önce arabayı durdur, yol kenarında 2 rekat namaz kıl dua et, demiş.

Bunu duyan şoför sona geldiğini düşünerek mecbur arabayı durdurmuş ve yol kenarında namaz kılmak için arabadan inmiş. Sonra ne mi olmuş?

Ne olacak, bu oyunu daha önceden planlayan 2 hırsız arkadaş arabayı çalıp uzaklaşmışlarDEVAMI İÇİN GÖRSELE TIKLAYARAK DEVAM EDİN

Bunlar da İlginizi Çekebilir