Türkiye’de yaşanan, fiziğin bile açıklayamadığı doğaüstü olaylara bir yeniside 25 Ekim 2022 Salı saat 12.40'da eklenecek. Astrologlar uyardı. Bu olay sonrası tüm dengeler değişecek. İşte detaylar...

Devamını okumak için görsele dokunun...
Kendimizi bildiğimizden beri genellikle abi ve ablalarımızın bizleri korkutmak amaçlı anlattıkları hikayeleri hatırlarsınız. Küçük yaşta başlayan bu korkunç hikayeler serüveni ilerleyen yaşlarımızda filmlere dönüşür. Hele ki Türkiye’de, böyle olaylar yaşandığı iddia edilen bir köyü varken. Yazları ziyarete gittiğimiz memleketimizin köyleri şehirden farklı olarak daha bir sessiz olurken insanın uyumasına engel bir sessizliğe neden oluyor. Trafik, insan gürültüsü gibi seslere alışkın olduğumuz şehirlerde geceleri ıssız sokaklar bile o kadar korkunç gelmeyebiliyor. Nedeni ise her an her yerden bir insana rahatça karşılaşabilecek olmamız sanırım. Köylerde ise zifiri karanlıkta oluşan ölüm sessizliği bile akıl sağlığınızı bozmaya yetiyor.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Gözle şahit olunsa bile akıllara asla sığmayan, açıklanamayan, fizik kurallarına aykırı yaşanan bir sürü olay var. Bunların yenisi 25 Ekim 2022 Sakı yani bugün satt 12.40'de gerçekleşecek olan güneş tutulması. Astrologlar tutulma sonrasında dengelerin altüst olacağını belirterek uyarıda bulundu.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Bu güneş tutulmasında bizleri depremler ve ölümler bekliyor! Astrolog Dinçer Güner'e göre; Bu güneş tutulması 17 Ağustos 1999 depreminde gerçekleşen güneş tutulmasına benzetiliyor. 17 Ağustos depreminden 6 gün önce gerçekleşen güneş tutulmasının fay hatlarını tetiklemiş olduğu söylenmişti. 25 Ekim salı günü gerçekleşecek güneş tutulmasının da fay hatları üzerinde etkili olabileceği bunun da olası İstanbul depremini tetikleyebileceği söylentisi var. Kadınlarla ilgili büyük krizler, cinsellikle ilgili büyük krizler ve olaylar, cinsel taciz-tecavüz konusuyla ilgili önemli olaylar meydana gelebilir. Büyük ve önemli kadın sanatçıların vefatları söz konusu olabilir.Altında tarihi kırılmalar meydana gelebilir. Bir yatırım tavsiyesi elbette değil. Sadece altın meselesini belli ki çok konuşacağız. Gizli aşk ilişkileri ortaya çıkabilir. Diplomatik kriz ya da büyük, elçilerle ilgili sorunlar meydana gelebilir.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Gerçek olmadıklarına inanmak istediğimiz bu olayları herhangi bir fiziki kurala göre açıklayamamak ise bildiklerinizi sorgulamak zorunda bırakıyor bizleri. Belki de fizik dünyasında daha keşfedilememiş bir 4’ncü boyut vardır. Maalesef kesin bir şey söylememek şu an için mümkün gözükmüyor. Ama korkuya kapılmamak için buna kendimizi inandırmak daha kolay olabilir. Kuran’da geçen Felak Nas sureleri insanları, cinlerin kötülüğünden Allah’a sığınmaya sevk eder.. İki koruyucu sure olarak bilinen Felak ve Nas’ı okuyan kişiden cinlerin uzaklaşmasını sağladığı söylenmektedir. Böyle bir korkuya sebep olan bir durumla karşılaştığınızı düşündüğünüz zaman bu sureleri okuyarak kendinizi rahatlatabilirsiniz. Kendiniz koruyabilecek tüyoyu da verdiğimize göre Türkiye’de yaşanan inanılması güç olan, paranormal aktivitelere geçebiliriz. Aklınızın alamayacağı doğaüstü olayları galerimizde okuyabilirsiniz. İşte o paranormal olayların listesi…
Devamını okumak için görsele dokunun...
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Davutlu köyünde yaşandığı iddia edilen Karadedeler olayı. Söylentilere göre 1989 yılında köylülerin söylediklerine göre cinliler görünüyormuş. Uzun bir süre köy halkı evden dışarı çıkmaya korkar olmuş. Olayı duyan bir gazeteci olayın haberini yapmak için köye gitmiş. Gazeteci köydeki herkesle röportaj yapmış. 11 gün boyunca kaldığı köyde herhangi bir olay yaşanmamış. Daha sonra köyden ayrılırken 14 yaşında bir çocuğu sıra dışı bir olay olursa kaydetmesi için kamerasını bırakmış.
Devamını okumak için görsele dokunun...
2009 yılında ODTÜ'de okuyan iki genç kız gece yarısı mumlarla satanist ayinler yapar. En üst katında kalan kız öğrenciler o gece gizemli bir şekilde hayatlarını kaybeder. Apartman sakinlerine göre o gece çok şiddetli bir deprem olmuş. Kayıtlara göre böyle bir deprem söz konusu değil. Bütün apartmanda camlar kırılıp, eşyalar sarsıntı sebebi devrilmiştir.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Bu olay üzerine apartmanda yaşayan sakinler zaman içinde apartmanı terk eder. Uzun bir süre boyunca apartmana girmeye kimse cesaret edemez. Yakın zamanlarda apartmana girmiş kişiler psikolojisi bozulmuş bir şekilde apartmandan ayrılır. Apartmana girenler içeri girdikleri anda korku hissine kapıldıklarını ve camların gözleri önünde kırılmaya başladıklarını söyler.
Devamını okumak için görsele dokunun...
İstanbul fethedildikten sonra kiliseden camiye çevrilen Molla Zeyrek Camii İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunmaktadır. Caminin şimdilerde park alanına bakan sokakla ilgili birçok ilgi çekici hikaye vardır. Şimdilerde park alanı olan sokakta eskiden bir ahır olduğu ve içerisinde kuyu olduğu söyleniyormuş Bu kuyunun altında iddialara göre bir mahzen varmış.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Ahıra hayvanlarına bırakan insanlar geceleri ahıra gitmekten çok korkarlarmış. Geceleri ahırdan değişik sesler gelirmiş. Ahırın bulunduğu sokaktan geceleri çığlık sesleri gelirmiş. Kuyunun altında bulunduğu iddia edilen mahzenlerin geniş alana yayılan bir tünel olduğu söylenir. Günümüzde park olan sokaktan geceleri çığlık sesleri geldiğini söyleyen şahitler bulunmakta.
Devamını okumak için görsele dokunun...
Yusuf Ziya Paşa Köşkü (Perili Köşk)
Başyaver ve çok zengin bir tüccar olan Yusuf Ziya Paşa, Rumelihisarı'nda bir köşk yaptırmaya karar vermiş. Dillere destan olan bu köşkün sahibi olan Yusuf Ziya Paşa çok kıskanç olduğu bilinirmiş. İddialara göre Yusuf Ziya Paşa yaptırdığı dillere destan köşkünde eşinin kimselere gözükmemesini istiyormuş. 1910'da başlayan köşkün inşatı 1. Dünya Savaşı ve Yusuf Ziya Paşa'nın ekonomik sıkıntılar vermesi üzerine tamamlanamamış.
Devamını okumak için görsele dokunun...

Çok kıskandığı, onun için saraylara benzeyen köşk yaptırmak isteyen Yusuf Ziya Paşa, eşinin ihaneti sonrası köşkün tamamlanmamasını istememiş. Uzun yıllar boyunca köşkün etrafında yaşayan insanlar geceleri köşkte uzun siyah saçlı genç bir kadının gezindiğini görürlermiş. 1990'lı yıllarda köşkte çalışan işçilerin iddialarına göre köşkün içerisindeki aynalarda eski kıyafetler giyinmiş uzun siyah saçlı bir kadının gözüktüğüne ve boş olan köşkün içinden piyano sesleri duyduklarını söylemişler. Şimdilerde köşk müze olarak kullanılıyor ve Perili Köşk olarak anılmakta.
Devamını okumak için görsele dokunun...

Bunlar da İlginizi Çekebilir