Müge Anlı'da işlenen Dursun Zehir dosyasıyla ilgili yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 6 ay önce Rize'nin Pazar ilçesinde kaybolan Dursun Zehir'i aramak için Müge Anlı'nın programına çıkan ailesi acı haberi almıştı. Günlerce işlendi ve sonunda bir ayrıntıya ulaşıldı.
Torunu bu işin neresinde ortaya çıktı
Detayı diğer sayfamızdan okuyunuz
Gorsele tklayın ve bir sonraki sayfadan ayrıntıları okumayı sürdürün
6 ay önce Rize'nin Pazar ilçesindeki evinden çıktıktan sonra bir daha geri dönmeyen Dursun Zehir'in acı haberi geldi. Baş şüpheli torunu Kerim Bekar'ın arkadaşının itirafı sonucu öldürüldüğü ortaya çıkan Zehir'in cesedi için arama çalışmaları başlatıldı.

Dursun Zehir'in öldürüldükten sonra 5 parçaya ayrılıp farklı yerlere atıldığı söylentisi izleyenlerin kanını dondurmuştu.

İlk kez adının Miraç tarafından geçirilmesi sonucu polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Yaşin Ş., her şeyi itiraf etmiş ve hatta cesedin olabileceği yerleri göstermiş fakat Dursun Zehir'in hiçbir yerde bulunamadı.
Bunun ardından torun Kerim ve diğer arkadaşları Enes de gözaltına alınmıştı.

Dün adliyeye sevk edilen 4 kişiden Kerim ve Yasin bugün tutuklanarak cezaevine gönderildi! Torun Kerim'in azmettirici olarak yargılanırken mahkemede 'Ben hiçbir şey yapmadım' ifadesi verdiği ortaya çıktı.
Yasin Ş. itiraf ederken Kerim'in azmettirici olduğunu söyledi. Taksici Serdar sadece Kerim'e internetten bahis oynayabilmesi için kredi çekmesine yardımcı olduğunu, Enes'in ise 'Olaydan haberim yok ama Yasin öldürmüştür.' diyor.



Güvenlik kameralarına yakalanan son anlarında yanında bulunan 4 kişinin, torunu Kerim ve arkadaşları olduğu iddia edilirken dede Dursun Zehir'in torununu korumak için ölüme bile bile gittiği ortaya çıktı.
Konuyla ilgili YouTube'da içerik üreten Erdal Han'ın iddialarına göre giyilen yağmurlukları şantiyelerde bulunur, yeşil yağmurluğu ustalar giyerken çıraklar mavi yağmurluk giyermiş. Enes'in Artvin'de bir baraj inşaatında çalışması da bu iddiaları kuvvetlendirdi. Cuma günü yayına katılan bir kadın izleyici ise Kerim'in ayakkabısından teşhis ettiğini söylemişti.

Sevk edildikleri adliyede 'Öldürmem için Kerim azmettirdi.' diyerek itiraf eden Yasin Ş., '4 Ekim 2021 sabahı Kerim'i internet kafede gördüm. Dışarı çıktık birlikte, bana çok borcu olduğunu söyledi. 'Ailemden para istedim ama vermediler' dedi. Benden de para istedi, vermedim ardından babamdan istedi. Babam da para vermek yerine yemek ısmarladı.'
'Bana 'Dedemden para istedim ama vermedi. Ne yapacaksın bu kadar parayı dedi' Sonra 'Dedemi kaldıracağız, parayı alacağız.' dedi. Ertesi gün Pazar sahilde buluştuk. Dedesini buraya çağırmıştı. Daha önce fotoğrafını görmüştüm. Parka girince 'Dursun amca sen misin?' diye sordum. Çünkü Kerim bana parayı bölüşmeyi teklif etmişti. Dursun amca anlamış gibi 'Kerim'in sana mı borcu var?' diye sordu. Ben de 'Evet, 200 lira borcu var' dedim. Aslında amacım üstündeki 5 bin lirayı almaktı. Kerim, dedesinin üstünde 5 bin lira olduğunu daha önce söylemişti.'

Zehir'i nasıl öldürdüğü sorulunca "Fenerlerin oraya götürdüm onu. 'Niye buraya gidiyoruz?' diye sormadı. Geldi benimle. Yürürken 'Kerim hep benden para istiyor' dedi. Cevap vermedim. Önce beklemediği anda başına taşla vurdum. Bayılmasını istiyordum. O bayılınca hemen çalıştığım havalimanı şantiyesine gittim testere almaya. Testereyi alıp geldim."
'Testereyi aldıktan sonra geri döndüm. Önce üstümü çıkardım, sadece pantolonum kaldı. Sonra Dursun Zehir'in ceketini çıkarıp sol cebindeki 5 bin lirayı ve sağ cebindeki telefonu aldım. Kerim 2 gün önce parka siyah poşet koymuştu. Cesedi ona koyacaktık.'

Soğukkanlılıkla anlatan Şanal, "Olay sonrası eve gidip duş aldım. Sonra Dursun Zehir'in ceketini ve diğer eşyaları almak için fenerlerin oraya döndüm. Ortalığı topladım ve Kerim'le buluştuk. 2.500 TL ve telefonu ona verdim. 'Ne yaptın, arkanda bir iz bıraktın mı?' diye sordu. Ben de yaptığım her şeyi anlattım."

'Kerim'in azmettirmesiyle öldürdüm. Onu parçalayıp denize attığımı söyledim ama aslında olay doğru değil. Kerim bana 'Dedemi ne yaptın? Ben onu Taşlıdere mevkiinde bulunan çay fabrikasının civarındaki meşeliğin oraya gömeceğim.' dedi. Atılan suçları ancak bu şekilde kabul ederim. Telefonun Ankara'da sinyal vermesiyle ilgili bir bilgim yok. Zaten annem öldükten sonra psikolojik sorunlar nedeniyle Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yattım. Dün gece de emniyette halüsinasyon gördüm.'

Torun Kerim Bekar ise "4 Ekim'de Pazar'daki internet kafede 2 yıldır tanıdığım Yasin'i gördüm. Benden 50 TL borç istedi. Ben de üzerimde bulunmadığını, dedemden alınca verebileceğimi söyledim. Salı günü verebileceğimi söyledim."
'Ama salı günü dedemin hastane işleri olduğu için gidemedim. Ancak akşam gidebildim internet kafeye. Yasin yoktu o yüzden görüşemedik. Sonra dedemden 100 TL istedim, 50 TL'sini Yasin'e verecektim. Dedem vermedi parayı. Kızdı bana bu para mevzusu için. Dedim ki 'Dede, Yasin'e borcum var. Parkta ona vereceğim parayı.' dedem bir şey sormadı. Ertesi gün dedem evden gitmiş. Ben de internet kafeye gittim. Öğlene kadar oyun oynadım. 12:30'da annem aradı 'Deden evde yok' dedi.'

Dedesini aramaya giden Bekar, "Dedemin arkadaşlarının yanına gittim ama bulamadım dedemi. Biraz daha Pazar'da gezdim yine bulamadım. Sonra tekrar internet kafeye dönüp yine oyun oynadım."
'1 saat sonra annem geri aradı. 'Deden hiçbir yerde yok.' dedi. Yine her yere baktım bulamadım. Sonra annem dedi ki 'Polise git.' Polise gittim 16:50 gibi. Polis '1. dereceden yakınının gelmesi lazım.' dedi. Anneme söyledim. 'Zaten 24 saat geçmesi gerekiyormuş. Sonra kayıp ilanı veririz.' dedim. Ertesi gün karakola gidip kayıp ilanı verdik.'

Yasin'in kendisine attığı suçlamaları kabul etmeyen Kerim "Yasin'in dedemi öldürdüğünü Müge Anlı'da öğrendim. Bir arkadaşım arayıp söyledi. Ben Yasin Şanal ile hiç sahilde buluşmadım. Sadece internet kafede buluşurduk." dedi.
'Yasin'in iddialarını kabul etmiyorum. Bana ne para verdi ne telefon ne de ceket. Öldürdüğünden bile haberim yoktu. Parka hiçbir şekilde poşet bırakmadım. Kendisini tehdit etmişliğim yok. Park olayını dedemin bizi terk ettiğini ve Yasin'in böyle bir şey yapmayacağını düşündüğümden anlatmadım.' diyerek ekledi.

Hiçbir şeyi kabullenmeyen Bekar; "Yasin bir bilgisayar oyunundan 5 bin lira kazanıp İstanbul'a gideceğini söylemişti. Enes ile telefonda konuştuğum olayı Yasin'in şarjının bitmesinden dolayı Enes'i benim telefonumdan araması sonucunda oldu."
'Benim olaydan sonrası taksiye binip otelde konaklayabilmemin sebebi de Araklı'da dedemin evinde bulmuş olduğum 10 bin lira paradır. Otele gitmemin nedeni dedemin ölümü değil. Enes'i tanımıyorum. Taksici Serkan Yoğutçu'nun da bu olayla bir ilgisi yoktur. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Yasin'in amacı iftira atarak bizi olayın içine çekmek istemesi.'

İfadelerin ardından dalgıçların ve kadavra köpeklerinin olaya dahil olmasıyla geniş çaplı bir arama çalışması başlatıldı. 5 parçaya bölündüğü iddia edilen Dursun Zehir'in cansız bedenini her yerde arayan ekipler, parçaların farklı yere atılma ihtimaline karşı eş zamanlı aramalar düzenliyor...

Bunlar da İlginizi Çekebilir